Hayvan barınaklarında refah

Barınak ve Hayvan Refahı: 

Hayvan refahı, bakım, yönetim ve hayvana uygulanan olması gerektiği gibi muameleleri içerir. Bir hayvanın refahını korumak, onun fiziksel ve zihinsel ve doğal ihtiyaçlarını sağlamak KONFOR ise hayvanların günlük hayatı kolaylaştıran maddi rahatlık demektir.

Hayvan barınaklarında refah ile ilgili çeşitli faktörlerin hayvan konforu üzerine etkisi vardır. Bu faktörler arasında barınak içi sıcaklık, hava kalitesi (nem, hava akım hızı, çeşitli gazların seviyesi, toz) ve aydınlatma gibi mikro klima şartları, hayvan başına ayrılan alan, barınak içi düzenlemeler ve ekipmanlar, barınak zeminin yapısı ve altlık ile hayvanların bağlanma durumu yem ve su kalitesi ve miktarı söylenebilir.

Hava kalitesi

Barınaklarda optimal bir havalandırma sağlanmalıdır. Her türe, yetiştirmeye ve yaşa özgü olarak barınak içinde optimal nem oranının ve hava akım hızının sağlanması; zararlı gazların düzeyinin belli bir seviyenin altında olması refah bakımından gereklidir.
Türkiye’de özellikle köylerdeki hayvancılık geleneksel barınaklarda yapılır ve hijyen kurallarına uygun değildir. Ahırlar ve ağıllar çoğunlukla karanlıktır ve havalandırması yetersizdir. Bu nedenle barınak havasında nem ve amonyak oranı yüksektir. Bu olumsuzluklar kış mevsiminde daha fazla görülmektedir.
Türkiye de ağıl ve ahırlarda genellikle doğal havalandırma yöntemi kullanılmaktadır.  Bu da doğal şartlara bağlılığı arttırmaktadır. Doğal havalandırma uygulanan bağlı olarak havalandırma ile ilgili sorunlar görülmektedir. Bu nedenle yetersiz havalandırmaya bağlı olarak refah azalmaktadır.

Sıcaklık

Türkiye de denize yakın bölgelerde deniz ikliminin, denizden uzak bölgelerde ise karasal iklimin etkisindedir. Yaz mevsiminde hava sıcaklığı bir çok bölgede 35 C civarında olmaktadır. Bazı besi ve süt sığır ahırları kapalı barınak şeklindedir. Böyle barınaklarda yüksek sıcaklık stresi etkili olmaktadır.

Hayvan başına ayrılan alan

Barınak içinde hayvan başına ayrılan alanın verim ve refah üzerine önemli etkisi vardır. Barınak içinde hayvan başına ayrılan alanın azalması, hayvanlarda saldırganlık davranışının artmasına ve dinlenme için gerekli zamanın azalmasına yol açmaktadır.
Türkiye de modern süt sığırcılığı işletmelerinde havan başına ayrılan alanın yeterli olduğu söylenebilir. Çünkü bu barınaklar projeli olarak inşaa edilmektedir. Ancak çok sayıda besi ve süt sığırcılığı ahırlarında hayvan başına ayrılan alanın yetersiz olduğu görülmektedir. Bu durum yetersiz olarak beslenen hayvanları olumsuz etkilemekte ve hastalıklara karşı hassasiyeti  arttırmaktadır. Benzer durumun koyun-keçi ağıllarında da olduğu söylenebilir.

Mera

Ancak koyun ve keçiler kış hariç diğer mevsimlerde günün çoğunluğunu merada geçirirler. 
Barınak içi ekipmanlar ve düzenlemeler de refah üzerine etkilidir. Hayvan başına yemlik uzunluğunun yetersiz olması, saldırganlık davranışının artmasına ve bazı hayvanların daha az yem almasına neden olmaktadır. Bu da sosyal hiyerarşik yapıda alt sıralarda bulunan hayvanların yem ihtiyaçlarını tam olarak almalarını engellemektedir. Bu durum refah ve verimlerde azalmaya neden olmaktadır.
Türkiye’de barınakların bir çoğunda hayvan başına yemlik uzunluğunun optimum değerlerin altında olduğu gözlenmektedir.

Zemin yapısı ve altlıklar

Zeminin yapısı ve altlıkların verim ve refah üzerine önemli etkisi vardır. Sığırlarda bazen anormal yatma (hayvanın ilk olarak arka bacakları üzerine oturması) veya anormal kalkma (hayvanın ilk olarak ön bacaklarını uzatması) davranışları görülebilmektedir. Sap altlığın kullanıldığı barınaklardaki sığırlar, ızgaralı zemine sahip barınaklardaki sığırlara göre daha fazla sayıda yatma periyodu göstermekte ve yatma için daha fazla zaman harcamakta ve daha kolay yatıp kalkmaktadırlar.
Türkiye de ah&rlar genellikle beton zemine sahiptir ve bir çok ahırda altlık kullanılmamaktadır. Altlık kullanılan ahırlarda ise altlık materyali olarak genellikle sap tercih edilmektedir. Ağıllarda ise altlık kullanılmamaktadır. Gübre yılda bir kez temizlenmektedir. Altlığın yapısı ve idaresi tavukçulukta da oldukça önemlidir.

Hayvanların Bağlanması

Hayvanların bağlı veya serbest dolaşımlı olmasının refah ve verim üzerine önemli etkisi vardır. Hayvanların bağlı olması, hayvanların hareketlerini ve komşularıyla olan sosyal ilişkilerini sonlamakta; yatma, kalkma ve dinlenme davranışları üzerine etkili olmaktadır. Hayvanların hareketli olması fizyolojik faaliyetlerini olumlu yönde etkilemektedir. Bu da refahın iyileşmesine katkıda bulunmaktadır.
Türkiye de süt ve besi ahırlarında hem bağlı hem de serbest dolaşımlı sistem uygulandığı görülmektedir. Böyle hayvanlarda ayak ve diz eklemi sorunlarının daha fazla olduğu bilinmektedir.

Veterinerlik

Çiftlik hayvanları yetiştiriciliğinde bazı uygulamalar (kastrasyon, boynuzların kesilmesi veya köreltilmesi, kuyruk kesme, tırnak kesme, gaga kesme) yapılmaktadır. Bu uygulamalar sırasında gerekli kurallara uyulmaması hayvan refahı üzerine olumsuz etkisi olmaktadır.
Kastrasyon ( yumurtalık ve testisin çıkarılması): Saldırganlık ve seksüel davranışları azaltmak için yapılır ve çeşitli yöntemler uygulanır. Bir çok ülkede gerek sığırlarda gerekse de koyunlarda kastrasyon işlemi rutin olarak yapılmaktadır. Türkiye’de kastrasyon işlemi sığırlarda ve koyunlarda hemen hemen hiç yapılmamaktadır. Bu durum hayvan refahı açısından olumludur.
Kuyruk kesme: Bazı ülkelerde sığır ve koyun yetiştiriciliğinde kuyruk kesme işlemi uygulanmaktadır. Ayrıca köpeklerde de genellikle estetik amacıyla yapılmaktadır. Kuyruk kesme, cerrahi veya lastik halka uygulaması ile yapılır.
Türkiye’de sığır ve koyun yetiştiriciliğinde kuyruk kesme işlemi nadiren (Merinos yetiştiriciliği hariç) yapılmaktadır. Bu durum hayvan refahı açısından olumludur.
Boynuzların köreltilmesi: Sığırlarda boynuz gelişiminin engellenmesi, çiftlikte ve taşıma sırasında idarenin kolaylaştırılması ve hayvanlarda yaralanmanın engellenmesi amacıyla yapılır. Bu amaçla bir çok yöntem uygulanmaktadır. Yetiştiricilik uygulamalarında bazen bu işlemin anestezi yapılmadan yerine getirildiği görülmektedir. Bu da hayvanda ağrı, stres ve korku meydana getirmektedir. Bu nedenle anestezi altında boynuz köreltme işleminin gerçekleştirilmesi hayvan refahı açısından gereklidir. Genç yaşta boynuz köreltme işlemi, daha ileri yaştaki boynuz kesme işlemine göre refah bakımından çok daha elverişlidir.
Türkiye’de kültür ırkı buzağılarda erken dönemde sıcak dağlama veya kimyasal maddeler kullanılarak boynuz köreltme yapılmaktadır. Bu işlem sırasında çoğu zaman lokal anestezi yapılmadığı bilinmektedir.

Dağlama ile numaralama: Bazen numaralama amacıyla sıcak ve soğuk dağlama ile
numaralama işlemi yapılmaktadır. Sıcak dağlama işlemi hayvanlar için oldukça çok stres oluşturmakta ve refah olumsuz etkilenmektedir. Bu nedenle soğuk dağlama tercih edilmelidir.
Türkiye’de bazı sığırcılık işletmeleri soğuk dağlama ile numaralamayı tercih etmektedirler. Sıcak dağlama yöntemi genellikle kullanılmamaktadır.